Zihin Makinesi

Düşünce süreçlerimiz  hafızamızdan beslenir. Hafızamızsa tüm yaşadıklarımızdır. Peki yaşamadığımız şeyleri nasıl oluyor da hayal edebiliyoruz? Sadece geçmiş, yaşanmış verileri kullanarak yaşanmamışı, geleceği nasıl düşleyebiliyoruz? Geleceği düşlemek mümkünse geleceği kim oluşturuyor o zaman?…

Hayal gücü kavramı tanımı yapılması en zor kavramlardan biri ve halen bunu hafızadaki düşüncelerden, objelerden ve kavramlardan kes yapıştır şeklinde oluşturduğumuz bir kolaj olarak mı düşünmemiz gerektiği yoksa tamamen bağımsız şekilde bir insan doğası mı olduğu tartışılıyor. Acaba Philip K. Dick, “Do Androids Dream of Electric Sheep?” (Androidler elektrikli koyunlar hayal edebilirler mi?) diye sorarken bunu mu kastediyordu?

Hayal gücünü şimdiye kadar bilinçatı ile birlikte düşündük. Özellikle psikoloji bilimi bunun üzerinde çok durdu ama yeni bulgular ve beynin kuantum durumlu yapısı bilinçaltı teorisini sarsmak üzere. Özellikle hiç görmediğimiz objeleri, insanları hatta varlıkları nasıl oluyor da rüyalarımızda ya da bazı kişiler vizyonlarında görebiliyor ya da nasıl oluyor da ressamlar dünyada hiç var olmayan şeyleri tuallere çizebiliyorlar gibi sorular hayal gücünün salt bilinç altı ürünü olduğu tezinin sorgulanmasına yol açmıştır. Bilinçaltı, öğrendiğimiz metaları yani hafızamızdaki şeyleri alıp onları kesip biçip yeni şeyler türetiyorsa o zaman bizden bağımsız bir varlık mıdır ? Tüm yaratıcılık oradan mı gelir? O zaman biz kimiz? Yoksa zaten zihnimizde, dnalarımızda kayıtlı olan bazı bilgiler mi gün ışığına çıkıyor ara ara?

Aynı sorunu geleceği ön görebilen bazı psişiklerde de yaşıyoruz. Nedensellik ilkesi gereği henüz olmamış bir olayı önceden rüyada görmek bilinçaltının yarattığı bir şaheser olmasa gerek. Acaba zihin gerçekten zamanda ileri mi gidiyor yoksa zaten sahip olduğu bir bilgiyi mi kullanıyor? Beynin neden çok ufak bir bölümünü kullanıyoruz da diğer bölümler ölü? Neden halen zihnin hafızalama/kaydetme tekniğini biyolojik ve biyoelektrik olarak çözemedik? (Sinir ağları çözülmüş ve düşünce süreçleri haritalandırlımış olsa da (bu sayede bozuk sinirleri düzelten psikoloji ilaçları yapılabiliyor) anıların nerede ve nasıl tutulduğuna dair bir haritalandırma yapılamamıştır.)

Görüldüğü gibi daha çok cevap daha çok soruya yol açıyor ve yeni teoriler doğuruyor. Bunlardan biri de zihnin aslında dünü bu günü ve yarını birlikte yaşadığı ama bunu zaman yolculuğuyla değil bilgi ile yapabildiği.

Reklamlar

2 comments

  1. “Beynin neden çok ufak bir bölümünü kullanıyoruz da diğer bölümler ölü?”
    Çokça yaygın bir yanlış bilgiyi düzeltmek isterim: sağlıklı bir insan beyninin neredeyse tamamını kullanır. Her an tümü aktif olmasa da genel olarak tüm bölümleri işlevseldir.

    Beğen

Burası sizin için, lütfen düşüncenizi yazınız :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s